İstanbul’un Sarıyer ilçesine bağlı 9 köyden biri olan Garipçe Köyü öncelerden pek duyulmasa da son
zamanlarda haberleri çıkan yakınlarına yapılacak 3. köprü nedeniyle ünlü olmayı
başardı. Ne kadar sonradan ünlü olsa da eskisi gibi yine gariptir, yalnızdır,
yalnızlığın simgesidir hala.
Karadeniz’den gelip İstanbul Boğazı’na giren
gemiler kornalarıyla selam verip – alıp Garipçe Köyü’ne Marmara Denizi’ne giderler
hemen. Oysa bir Kilyos’taki gibi değildir. Kilyos’un sahil kenarı açıklarında
boğazdan geçme sırası bekleyen gemiler bulunmaz, gemilere birkaç gün demir attırarak ev sahipliği edemez.
Garipçe Köyü’nde misafir olarak kalabileceğiniz bir pansiyon dahi yoktur. Günümüzde ünlü olsa da kahvaltı yapmak veya balık yemek için güzel yerlerden biri olsa da akşam olduğunda yine garip kalacaktır. Belki bundan dolayı değişilmezdir. Değişmemiştir, popüler kültürün erozyonuna uğramamıştır.
Bugünlere değişmeden
gelmesi 3. köprü inşa edildiğinde de bozulmayacağının teminatıdır.
Garipçe Köyü’nde misafir olarak kalabileceğiniz bir pansiyon dahi yoktur. Günümüzde ünlü olsa da kahvaltı yapmak veya balık yemek için güzel yerlerden biri olsa da akşam olduğunda yine garip kalacaktır. Belki bundan dolayı değişilmezdir. Değişmemiştir, popüler kültürün erozyonuna uğramamıştır.
Garipçe
Köyü'ne toplu taşımayla sadece Hacıosman metro durağından hareket eden Sarıyer
üzerinden geçen 150 numaralı İETT otobüsleriyle gidebilirsiniz. Başka herhangi
bir seçeneğiniz yoktur. Köye minibüs gitmiyor. Otobüsle seyahat ederken Sarıyer'in zorlu yokuşlarına
maden mahallesi sırtlarına çıktıktan sonra sizi eşsiz bir boğaz manzarası
karşılayacak.
Ardından Koç Üniversitesi'nin yerleşkesi size ıssız yol boyunca
eşlik edecek. Eşlik etmesi bir yere kadar devam edikten sonra o zaman neden Garipçe
adına sahip olduğunu anlayacaksınız bu eşsiz hırçın dalgaların burduğu köyün. Koç
Üniversitesi’nin kapısını geçtikten 500 m sonra karşılaşacağınız manzaraya
bakmak için özel araç kullananlar, yol kenarında park edip izleyebilirler.
İstanbul boğazının büyük bir kısmını o noktadan aynı anda görebileceksiniz.
Ardından Koç Üniversitesi'nin yerleşkesi size ıssız yol boyunca
eşlik edecek. Eşlik etmesi bir yere kadar devam edikten sonra o zaman neden Garipçe
adına sahip olduğunu anlayacaksınız bu eşsiz hırçın dalgaların burduğu köyün. Koç
Üniversitesi’nin kapısını geçtikten 500 m sonra karşılaşacağınız manzaraya
bakmak için özel araç kullananlar, yol kenarında park edip izleyebilirler.
İstanbul boğazının büyük bir kısmını o noktadan aynı anda görebileceksiniz.
Rumeli Feneri’ne giden yoldan tabelalara bakarak sağa doğru köye döneceksiniz ve köye girdiğiniz vakit sizi
köyde plaj kıyafetleriyle gezinmenin yasak olduğu tabelayı görünce
değişmemenin, muhafazakarlığın farkında olacaksınız. Garipçe Köyü’nde toplam 1
bakkal, 1 kahve ve 3 tane restoran bulunuyor.
Önceden var olan ilkokul öğrenci
azlığından dolayı kapatılmıştır. Köy halkı büyük kısmı balıkçılık ve hayvancılıkla
geçinmektedir. Son yıllarda turizm de gelir kapısı olmuştur. Köy ahalisi genelde
1900’lü yılların başlarında Trabzon ve çevresinden gelen insanlardır.
Şehrin gürültüsünden
kaçıp, doğayla baş başa kalmak istiyorsanız Garipçe Köyü’ne uğramanızı dilerim.
Garipçe Köyü’ne gelen birkaç motorsiklet kullanan kişiler motorların ses
çıkardığı gerekçesiyle kovalandığını kendi gözümle gördüm. Her zaman bu şirin
köyün sessiz kalacağına eminim.
Sizlere tavsiyem toplu taşımayla yada özel
araçla gelseniz de köy girişin bulunan mezarlıkta inip köye yaya olarak
inmenizdir. Eşsiz manzara karşısında ölüm sessizliğinde, mezarlık yakınında,
ayaklarınızın dibinde boğazın hırçın dalgalarının rüzgarı, karşınızda
İstanbul'un değerli ormanlarının yeşilliğiyle hoş bir yürüyüş yapacağınıza
eminim. Kesinlikle gidilip görülmesi gereken bir yer.
Garipçe Köyü'nün havadan harika çekilmiş videosunu mutlaka izlemelisiniz.
Garipçe Köyü'nün havadan harika çekilmiş videosunu mutlaka izlemelisiniz.
Garipçe Köyü
11:00

