İğneada
|
İstanbul’a yaklaşık 3 saat uzaklıkta olan İğneada’nın ayrıca
Karadeniz’de kıyısı bulunması sebebiyle denizi biraz dalgalı ve hırçındır.
Kendi arabanızla giderseniz, İğneada’nın güzelliklerine daha yakından şahit
olursunuz.
Longoz ormanları çok meşhur olan yere yapılan yolculuk sırasında, yol
boyunca size eşlik eden sık ağaçları ile birlikte nasıl bittiğini anlamazsınız
bile. Kuşların cıvıltısı ve ormanın yeşilliği sayesinde, tatlı bir tatil
başlangıcı yaptığınızın farkına varırsınız.
Fakat yollarında dikkat edilmesi
gereken bazı noktalar vardır. Yolları bozuk olduğu için fazla hız yapmak,
sakıncalı olacaktır. Hem arabanızı yavaşca sürebilir, hem de geçtiğiniz
yolların doya doya tadını çıkarabilirsiniz. İğneada’nın Beğendik köyü de
görülmesi gereken yerlerdendir. Kumsalında incecik kumlar bulunur.
Beğendik
sahilinde denize girilmeden dönülmemelidir. İğneada’nın yerli halkının çoğu
pansiyon işletmeciliği yapar. Turistik açıdan değere sahip olduğu için, hemen
hemen her ev pansiyon işletmeciliğine başlamıştır. Kalacak yer bulmak hiçbir zaman
sıkıntı yaşamazsınız.
Yiyecek olarak alabalığı çok meşhurdur. Bunun yanında
lüfer, istavrit ve palamut gibi balıklar yiyerek, İğneada’nın nimetlerinden
faydalanabilirsiniz. Ayrıca İğneada’nın denizine bakan kısmında en tepede bir
deniz feneri bulunur. Deniz fenerine çıkarken çok sıkıntı yaşayıp, yorulsanız
bile, o muhteşem yere ulaştığında buna değdiğini görürsünüz. Yeşilliklere
uzanıp, deniz fenerinin altında masmavi denizi seyretmeye doyamazsınız.
Hayatınıza yeni bir bakış açısı getiren bu manzara karşısında, hayatınızla
ilgili yeni kararlar bile alırsınız.
O denli güzel bir manzaranın mutlaka
görülmesi gerekir. İğneada’ya giden birinin mutlaka Limanköy’e de uğraması
gerekir. Limanköy Milli Parkı’na bir gezi düzenleyip, her adımda yeni keşifler
yapabilirsiniz. İğne ada son zamanlarda nükleer santral tehdidiyle yüz yüze
kalmıştır.
Fakat zamanında burada yaşayan insanların baskıları nedeni ile, bu
istek geriye çekilse de hala gündemde olan termik santral bu harika doğayı
mahvedecek gibi duruyor. Eskiden öğretmenler için kurulan çadır kampları şuan
yapılmamaktadır.
Fakat bir insanlık görevi olarak, eskiden orada yaşamış ve
şuan yaşayan insanlar, bir araya gelerek nükleer santral kurulumunun önüne
geçerek vefa borçlarını ödemişlerdir. Bozulmayan bir doğa alanını görmek için,
vakit kaybetmeden İğneada yollarına düşmek için hala geç kalmış sayılmazsınız.







0 yorum :
Yorum Gönder